KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ YERİNDE YENİLEME Mİ
Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bildiğimiz 6306 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve yönetmeliği ile doğrudan ve dolaylı olarak irtibatlı mevzuata bakıldığında asıl amacın parsel bazlı dönüşüm olmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Rezerv alanlarının oluşturulması, parsellerin hatta adaların birleştirilerek bu alanlarda; çocuk parkı, okul, ibadethane, otopark, sağlık tesisi, ticari alanların oluşturularak yeniden inşa çalışmalarının başlatılması gerekmektedir.
Uygulamada aynı apartmanda kat maliklerinin çekişmeleri düşünüldüğünde, ada bazlı birleşmelerin ne kadar güç olacağını tahmin etmek zor değildir. Bir yanda acil dönüşüm ihtiyacı, diğer yanda mülkiyet hakkı esasları ve maliklerin öncelik/beklenti farklılıkları…
Sosyal ihtiyaçlar, çağın gereksinimleri, modern şehircilik yaklaşımı düşünüldüğünde olması gereken: Mevcut parsellerin birleştirilerek hamur haline getirilmesidir. Uygun mimari belirlendikten sonra sosyal donatıların (Okul, otopark, yürüyüş alanları gibi.) yerleri ayrılmalıdır. Hak sahiplerinin konum, yükseklik, şerefiye ve metrekare hakları azami derecede korunup kentsel dönüşüm faaliyetinin tamamlanmasıdır.
Sahada Kamunun öncülüğünde yapılan birkaç gerçek kentsel dönüşüm uygulaması dışında özel sektörün veya doğrudan kat maliklerinin rızasıyla yürüyen kentsel dönüşüm faaliyetlerine rastlamak mümkün değildir. Bugün sahada ‘yık-yap’ yöntemi uygulanmakta; ancak otopark, yeni yol, yürüyüş alanı ve sosyal donatıların çoğu projede yer almamaktadır.
Ne yazık ki sahada, bina altındaki otoparkların araç giremediği için depo olarak kullanıldığı çok sayıda örnekle karşılaşılmaktadır. Denetimsizlik nedeniyle yıkılan eski binanın yenisinden daha sağlam olduğunu kanıtlayan teknik raporlar görülmektedir.
Ülkemizin deprem kuşağında olması nedeniyle elbette ki acilen yapı stoğumuzu yenilemeliyiz. Ancak unutmamalıyız ki bu fırsat bir daha ele geçmez. Gerçek manada kentsel dönüşüm yaparak şehirlerimize nefes aldırabiliriz. Yıllar önce yapılan yanlışları düzeltip modern şehirler inşa edebiliriz. Değişen ihtiyaçlarımızı karşılayacak daireler imal edebiliriz. Otopark başta olmak üzere sosyal donatı ihtiyaçlarımızı giderebiliriz.
Kamunun daha güçlü irade gösterip teşvik ve destekleri artırması, mülk sahiplerinin de depreme karşı konutlarını sağlamlaştırmayı öncelemeleri gerekmektedir. Bu süreç, belki de bir daha elde edemeyeceğimiz önemli bir fırsattır.
Avukat Muhammet İbrahim İnan İnan Hukuk Danışmanlık Ve Arabulluculuk Bürosu
