Barınma en temel ihtiyacımızdır. Mağaralardan başlayıp gökdelenlere uzanan bu serüven halen canlılığını korumaktadır. Kültürel özellikler, bireysel tercihler, teknolojik gelişmeler; zaman ve mekanın etkisi ile barınma, konut ihtiyacı değişiklikler göstermiştir.
Kırsaldan kent merkezlerine doğru aşırı ve plansız göç; çarpık ve plansız yapılaşmaya neden olmuştur. Denetimsizlik, kuralsızlık neticesinde mevcut yapılarımız çürük, dayanıksız, teknik kurallara aykırı olarak inşa edilmiştir. Bu haliyle güvenlik ihtiyacı olarak başımızı soktuğumuz evlerimiz, başımıza çöküp ölümlerimize neden olmuştur. Japonya gibi iyi örneklere bakıldığında, aslında depremin öldürmediği, çürük yapılar nedeniyle meydana gelen yıkım sebebiyle ölüm hadiselerinin gerçekleştiği açık bir şekilde görülmektedir.
Ekonomik, siyasi, kültürel, eğitim ve birçok sebep çürük yapı stoğunun nedeni olarak gösterilebilitir. Bu ayrı bir yazı konusudur. Acilen mevcut çürük yapı stoklarımızın yenilenmesi gerekmektedir.
Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bildiğimiz 6306 Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun 16.05.2012 kabul edilmiştir. Uygulamadaki sorunlar göz önüne alınarak kanunda değişiklikler yapılmıştır.
Kentsel dönüşüm kararı için üçte iki çoğunluk aranırken artık salt çoğunluğun yeterli görülmesi, bina sakinleri harekete geçmese bile Bakanlık eliyle riskli yapıların tespiti, işleri sürüncemde bırakan müteahhidin sözleşmesinin idari kararla sonlandırılması, kentsel dönüşüm sigortası gibi yenilikler sahada çok olumlu karşılanmış yeniliklerdir. Yoğun kentsel dönüşüm faaliyetleriye birlikte kanun ve yönetmeliklerde başkaca ekleme ve çıkarma yapılması da kaçınılmazdır.
Kentsel dönüşümün kat malikleri, müteahhit, belediye, Bakanlık gibi birçok tarafı bulunmaktadır. Tüm faktörlerin, tarafların mutabakatla bir araya gelip yol yürümesi istisna olarak gözükmektedir. Zaten zor olan süreç: İnşaat maliyetlerinin yükselmesi, fiyat artışlarının öngörülememesi, fahiş kiralar, konut sıkıntısı, krediye ulaşımda zorluk, kat maliklerinin farklı beklenti ve önceliklere sahip olması uzun yargılama süreçleri, miras nizaları, kısıtlılık ve vasi gibi hukuki engeller, tebligat gibi hukuki sorunlar süreci tam olarak çıkmaza sokmaktadır.
Ancak güçlü yapı stoğuna olan büyük ihtiyaç bu zorlukları aşmaktadır. Sürecin başlaması için başta kat maliklerinin usul ve esaslara uygun olarak güçlü bir irade ortaya koymaları, yeterli olacaktır. Sürecin en başında işler sarpa sarmadan uzman hukukçulardan önleyici hukuk hizmeti alınmalıdır. lk adımın atılması sürecin tamamlanmasında en kritik adımdır.
Avukat Muhammet İbrahim İnan
İnan Hukuk Danışmanlık Ve Arabulluculuk Bürosu
